Deniz düşen FETÖ/Par.Mis. örgütü İlker Çınar’a mı sarılıyor?

Zirve Davasının gizli tanığı İlker Çınar FETÖ operasyonları nedeniyle kendisini koruyan güçlerin zayıflaması ve birçoğunun tutuklanması üzerine yeniden piyasaya çıktı. Kısa tarih aralığıyla gönderdiği/verdiği ifadeleri “FETÖ/Paralel Misyonerler”in yeni bir proje üzerinde çalıştıklarının işaretleriyle dolu.

Kiralık gizli tanık eski Protestan MİSYONER İlker Çınar, 5 Şubat 2016 tarihli ifadesinde “tehdit edildiğini, ifadelerini değiştirmesi istendiği” yönünde bilgiler aktarırken 19 Şubat 2016 tarihli ifadesinde “bu işi Zekeriya Öz ve Yurt Atayün, Kazım Aksoy, Hüseyin Ceylan gibi isimler  yaptı” mealinde sözler sarf ediyor.

Denize-Düşen-Yılana-Sarılır

 

 

 

 

 

 

ŞİMDİ BİRAZ DETAYA İNELİM
Devam etmekte Zirve Yayınevi Davasının gizli tanığı İlker Çınar’ın ifadesini değiştirdiği, tehdit edildiği için eski ifadelerini yalanladığı yönünde bazı haberler medyaya servis edilmekte. Fetullahçı Terör Örgütüne yakınlığıyla bilinen Samanyolu Haber ve Aktif Haber internet siteleri “Zirve yayınevi katliamında şok detay”, “Gizli Tanık Kumpası Böyle Deşifre Etti” başlıklarıyla okuyucularına sunduğu haberlerde ÇARPITMA HABERCİLİK konusunda ne kadar uzman olduklarını bir kez daha göstermiş oldular. (Bu işleri fetullahçı terör örgütü denilen cemaate ait ışıkevlerinde mi öğrendiler acaba?)

Yayınladıkları haberlere aşağıdaki bağlantı adreslerinden ulaşabilirsiniz.
1- 1 HAZİRAN 2016 Tarihli haber: http://www.samanyoluhaber.com/zirve-yayinevi-katliaminda-sok-detay-haberi/1258336/ 

2- 2 HAZİRAN 2016 Tarihli haber:  http://www.aktifhaber.com/gizli-tanik-kumpasi-boyle-desifre-etti-1350271h.htm

cemaatin-yalan-habercisi

Öncelikle bilinmesinde fayda var ki birçok davanın gizli tanığı olan (sözde Ergenekon, Balyoz, Turgut Özal’a Suikast ve Zirve Davası) İlker Çınar 9 yılı aşkındır devam davalarda bir defa dahi mahkemelere gelmemiş ve duruşmalara katılmamıştır. Mahkemeye ulaşan dilekçelerinden anlaşıldığı üzere tüm işlemleri Tanık Koruma Şube polisleri aracılığıyla yapmaktadır.

Tanık Koruma Dairesi üzerinde oynanan oyunları anlamak için “Gizli Tanıklara Tehdit Kelle Aldı” başlıklı şu haberi okuyabilirsiniz.

http://www.haber7.com/hukuk/haber/1020781-gizli-taniklara-tehdit-kelle-aldi

Öte yandan kiralık gizli tanık eski başpapaz(!) İlker Çınar’ın tanık koruma programına alınması için herhangi bir mahkeme kararın olmadığının ortaya çıkması üzerine tanık koruma programından çıkartıldığını da bilmenizde yarar var. (yapılan hukuksuzluğu görüyorsunuz)

http://malatyahaber.com/haber/gizli-tanigin-koruma-karari-kaldirildi/

Gelelim haberimizin özüne. Bir takım medya(!) tarafından yeni bir oyun planı dahilinde kamuoyuna servis edildiğini düşündüğüm çarpıtma haberlerin aslı nedir ona bakalım.

Samanyolu ve Aktif haber sitelerinde yer alan ifadelerinin ilki olan “Zirve yayınevi katliamında şok detay” başlıklı habere konu olan ifadenin yazıldığı tarih 5 Şubat 2016.  Malatya Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilen bir dilekçe. Dilekçenin içeriğinde ise;

“Malatya Zirve Yayınevi cinayetinin gizli tanığı İlker Çınar Malatya’da dün başlayan davada, bir takım kişilerin kendisini tehdit ettiğini, kendisine poşet içerisinde hazırlanmış hazır dilekçeler vererek, ifadesini değiştirmesini istediklerini anlatıyor.”

İlker Çınar’ın medyaya düşen ifade değiştirdi haberlerine konu olan 19 Şubat 2016 tarihli ikinci ifadesinin ayrıntıları ise şöyle;  Zekeriya Öz, TEM Şubede görevli Yurt Atagün, Kazım Aksoy, Hüseyin Özkan ve Oğuzhan Ceylan gibi isimler beni İstanbul’da zorla bir yere kapatarak yaklaşık 1 ay burada tuttular. İstanbul’da beni zorla tuttukları yer Halkalı’da bulunan TOKİ’ye ait bir evdir. Bu evin her tarafından kamera vardı ve resmen beni göz hapsinde tuttular. Bu işi planlayan başta Zekeriya Öz’dür. Dosya yetkisizlikle Malatya’ya gittikten sonra beni bu evde serbest bıraktılar. Zirve cinayetinde Gülen Cemaati’nin rolü vardır, bu işten sıyrıldılar.” 

Mersin ili Tarsus ilçesinde ki 9 üyeli küçük bir kilise topluluğunun yardımcı önderliğini yapan İlker Çınar’ı milenyum çağının süper ajanı konumuna getirip Türk Ordusuna operasyon yapanların kucağına atan zihniyetin birçok üyesinin Yurtdışına kaçması, kaçamayanların cezaevlerine tıkılması üzerine psikolojik çöküntü içine giren İlker Çınar, içine düştüğü çaresizlik ile bülbül gibi şakımaya ve gerçekleri anlatmaya karar vermiştir. İlker Çınar’ı çok yakından tanıyan birisi olarak “içine düştüğü çaresizlik” sözlerime katılmadığımı söylemek isterim çünkü İlker Çınar Türk Milletinden ve Türk Ordusundan nefret eden bir karaktere sahiptir. Şuan ki yaptıkları da gerçekleri anlatmaktan ziyade kıçını kurtarmaya yönelik atraksiyonlardır. “Atraksiyon, ajitasyon, demogoji, sahte delil üretimi, yalancı tanıklık” gibi konularda İzmir’in tarihi bir ilçesinde sıkı bir eğitimden geçirildiğinden eminim zira ben de bir zamanlar İzmir’e gitmiş ve “O” çarkın bir dişlisi olmuştum.

Yargı, Emniyet ve diğer Devlet Kurumları bünyesindeki Topraklarımıza yönelik Evanjelist saldırıların taşeronu olan Fetullahçı Teröristlerin temizlenmesi yüce Türk Milletinin ali menfaatleri için elzem bir durumdur.
Fetullahçı Terör Örgütü mensubu olduğunu düşündüğün kişileri yargı makamlarına bildirmekten çekinmeyiniz.

Son olarak, 26 Mayıs 2016 tarihli OdaTv haberi “Cemaat’in bir itirafçısı daha çıktı” haberindeki detayları okumak isteyebilirsiniz.
http://odatv.com/cemaatin-bir-itirafcisi-daha-cikti-2605161200.html

Bir Cevap Yazın